Telmih | Üç Aylık Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi

Telmih 15 Sözbaşı

Telmih 15 Sözbaşı / Talat ÖZER

Benzeri olmayan bu gecenin sabahına koşmuyor vakit.
Sokakların yüzüne karışan çığlık sesleri ve dizleri tutmayan bir insanlığı seyrediyorum. Her yerde korku, panik ve yüzlerde endişe. Gözlerde nem yüklü bakışlar. Bu bir sınav dilimizde dualar ve sabır.
İç çekişlerle evlâdını bağrına basan anneler, babasının cesur elini tutan çocuklar ve cümlelerin boğazda kilitlendiği o gece.
Sözcüklerin cümleleri incittiği ve ruhumuzun sesini vicdanımızda duyduğumuz dakikalar. Yollar ellerini kilitlemiş bir adım ötesi yok. Bir dakika sonrası hayal eşiğimizde belirmiyor.
Hep aynı bakış gözlerimize asılan. Kaçışan insan manzaraları sevdiklerimize kavuşmak arzusuyla aranan bir ses. Bir aracın içerisinde dakikalarca izlediğim onlarca yüz . Ortak bir kaderin içerisinde farklı hikâyeler beliren belleğimin ışığında. Yöndeş acılar ve aynı yükü sırrımıza ve sırtımıza yüklediğimiz bir takvim. Gün sabaha koşmuyor. Kimse kimseyle konuşmuyor. İnsanlar acının dilini genizlerine katmış.
Bir ses arıyorum. Bir yandan soğukkanlı durup kendi halimi kendimden gizleyip insanları ayakta tutmak için. Sarsıntılar devam ediyor. Binalar sağa sola doğru bir yaprak tanesi şeklinde hareketli. Işığı görmeyi umut ettiğimiz o gece. Radyodan duyuyorum depremin 6.8 şiddetinde olduğunu. İki mahallenin adının geçtiğini ilk orada işitiyorum merkez üssü Sivrice’yi .
Evime 15 dakika mesafe uzaklıktayım fakat bir saattir evime gidemiyorum. Bir insanlığı izliyorum telefon ile ilk ulaşan Mersin Üniversitesi’nden Hocam Namık Kemal ŞAHBAZ oluyor. Bir baba evlâdını nasıl teselli ederse o şekilde konuşuyor. Gücünüz artıyor. Zaman geçiyor sabaha bir adım daha yaklaşıyorsunuz.
Sonra içinizde bir korku büyük bir ailesiniz Telmih’ten birine bir şey olmuş mudur diyorsunuz. Anlık mesajlaşma programından Telmih konuşma gruplarına sesli mesajlar bırakıyorsunuz. Sesiniz titrememeli dik durmak zorundasınız. Ve dönüşler alıyorsunuz. Şükür ediyorsunuz Mustafapaşa Mahallesi adı geçiyor. Aklınıza o bölgede oturan ekip arkadaşlarınız geliyor. Ebubekir Sarışın diyorsunuz evlatları… Evimiz ağır hasarlı fakat can kaybımız yoktur mesajlıyla içiniz ferahlıyor.

Saatler sonra evinize ulaşıyorum annem hastalanmış üzüntüden. Onu alıp hastaneye götürüyorum. Oradaki insanları gördükten sonra halinize bir daha şükür ediyorsunuz. Her yerde siren sesleri her yerde korku ve bekleyiş hastaneden çıkıyorsunuz. Tek bir cümle kurabiliyorsunuz. “ Cennetim, annem artık sen iyisin ve insanların bizlere ihtiyacı var” bu cümleyi kurduktan sonra günlerce evimi ve ailemi görmedim.
Ağır hikâyelerim var dostlarım. Acının her rengine şahitlik ettiğim. Fakat umudumu hiçbir zaman yitirmediğim. Sütü kesilen annenin evladına koştuğumuz bir gece. Kanser hastası bir çocuğun sağlığı tehlikeye girmesin diye saatlerce verdiğimiz mücadele. Kimse aç ve açıkta kalmasın diye kendi-
mizi unuttuğumuz onlarca gün. Gitmediğimiz yer ulaşmadığımız hiçbir yer kalmadı . Derin hikâyelerimiz var dostlarım.
Telmih Gönüllük Hareketi olarak resmi kayıtlarda 1000 den fazla çocuğumuza ulaştık. Dergi ekibi olarak hep dezavantajlı mahallerde olduk. Eylül, Cennet, Ömer, Mustafa, Tuana, Büşra, Aygül daha nicelerine ulaştık.
Evet bu sayımız insanlık için mücadele eden ve depremde sahada çalışan, yorulmak bilmeyen, insanların alınteri ve mürekkebiyle oluşturuldu. Bu sayımız hem edebi hem de sosyolojik derinliklere sahip.
Duyduğunuz her ismin kahramanı ile yüz yüze görüşüldü. Adı geçen her mahalleye, her sokağa gece ve gündüz demeden ulaşıldı.
15. sayımız insanlık bilinciyle “ Bin Yüreğe Dokunmak İçin Bir Gönül Gerek” diyerek ilk adımımızı attık. Yüzlerce eseri çok kısa bir zamanda ekibimiz inceledi. Gözyaşlarıyla oluşturulan bir sayı oldu. Her sayfayı her kelimeyi vicdanımızda tartarak sizlere ulaştırmak için mücadele ettik.
Evet depremin merkezinden birçok ülkeye ulaşmak için dimdik durarak mücadele ettik. Yayın hayatımızı bir süreliğine dondurmak yerine ekip olarak bir bütün olarak ateşten gömlekleri yeniden giyindik.
Deprem sürecinde bizlerin her zaman yanında olan devletimizin üst düzey yetkilerine teşekkür eder, maddî ve manevî olarak desteğini bizlerden esirgemeyen herkese canı gönülden saygılarımızı sunarız.
Gelecek sayımız “Azerbaycan” dosya konusuyla inşaa edilecektir. Dosya dışı eser alamı yapılacaktır.

Yorum yap

Bizi Takip Edin!

Don't be shy, get in touch. We love meeting interesting people and making new friends.