MUŞTU / RECEP GARİP

Bir sevinç halesidir şu yağmur
Tutuşan gövdelerden başlarsa gül tomurcuğu
Sazende bir duyuşun hummalı ateşleri
El verir, uğrak yerlerinden göverir Nemesis
Kahraman bir Yakuza’nın erdemidir kılınç
Bir bakıma ahenk, estetik kıvam içinde şekillenir
Ruhuma dokunur tarihten evler, kaldırımlar
Gönül pencereme konan kuş hüthüttür
Damla damla kehribara donüşür

Şu uçan turnalar varya, gözlerini kaçırıyor
Ulu ağaçlar, durmadan konuşuyorlar, konuşuyorlar
Fersiz kalıyor elin oğlu, dermanım yok bitiyorum
Biliyorsun, sabaha uçan kuşların ahengi büyük
Yaz sıcaklarına aldırmıyor, Akdeniz çocukları
Mevsimlerden topluyor şair yemişlerini
Sevgilinin dilinden döküluyorsa kelimeler
Fıtratına uygun seçilmiş demektir
Eğer, ak düşmüşse saçlarına, ipekten bakışlarına
Bir kuru ayazla sallan biraz, durmadan yaz, durmadan yaz
İşte geliyorlar, geliyorlar ellerini öpmeye geliyorlar
Sancağı dik burçlara, haydi toparlan biraz

Yaza vurduk, ebabillere bin selam
Kavlimiz üzere, yedi renge büründü bakışlar
Bir bad-ı sabaydı pencereye konan güvercin
Humakuşu gökdelenleri bilmez, atlı karınca uyumaz
Zemheri susmaz, rüzgar üşümez, er olan üşenmez
Ey karanlıklara merhem olan sır, vahyi mutlak
Ey içimde boy veren çınar, yedi beyza
Delirmiş taylara dokunma sakın
Sakın kalbimi kırma, gönlümü çevir gülistana
Yağdır, rahmetini üzerimize
Yağdır, bağışlamanı bize

Yorum Yaz