HER GÜN YENİDEN DOĞAN BARIŞ YAHUT ” BARIŞ’TAN ÖTE BARIŞ’TAN ZİYADE

İçeriğe Oy Verin!

Bu yazıyı kaleme almak benim için gerçekten çok zor. Çünkü yıllardır hayranı olduğum, şarkılarıyla büyüdüğüm, örnek aldığım bir insanı yazmaya çalışıyorum. Hayatı o kadar dopdolu ki sayfalarca yazsam da anlatamam, sadece ben değil onu hiçbir kelime, hiçbir kitap, hiçbir kalem sahibi anlatamaz. Bizimkisi kıyısından köşesinden biraz olsun tattırabilmek sadece.

Sanat umut etmekse sanatçı da umut verir. Barış Manço umudun sesi değildi, o her dilde zaten umut demekti. Sadece Türkiye’de değil şarkılarıyla tüm dünyada insanlığın elçisi, samimiyet ve güvenin temsilcisiydi.

Hayatına onlarca şarkı sığdıran Manço, eserlerinde en çok da umuda dair cümlelerle seslenmiştir bizlere. Bir ozan, bir şair olan sanatçı her yaştan insana hitap edebilecek şarkılara imza atmıştır. Çünkü umut çocuk için de umut, çünkü umut yetişkin için de umut. Yani sanat Manço için umudun kendisinden başka bir şey değildir. Bütün evrensel değerleri şarkılarına işlemiş ve herkesi iyi olan her şeyin etrafında görmek istemiştir.

“Sabret gönül sabret, sakın isyan etme/Bir gün elbet bitecek bu çile, isyan etme/Dört kitaptan başlayalım istersen gel söze/Orda öyle bir isim var ki kuldan öte kuldan ziyade/O’nu düşün O’na sığın, O senden öte senden ziyade”

Manço “Benden Öte Benden Ziyade” adlı şarkısında öncelikle karamsar bir tavır ile sevgiliye duyduğu özlemi ve bu özlemin getirdiği sıkıntıyı söylese de daha sonra hepimizin ortak kaderi bir kelime ile seslenmiştir bizlere. Burada inancın da isyanı engelleyen ve sabretmeye teşvik eden bir unsur olduğunu görmekteyiz. Gönle açılan her kapının önünde inancın olduğunu ve her inancın da en büyük umutlara gebe olduğunu sözlerden anlamaktayız. Manço her gönül kapısını sabır denen anahtarı ile açmıştır. Sabretmeyen ve inanmayan bir insan içinde umut besleyebilir mi?

“Gözlerim kurşun gibi, ağır ağır açıldı bu sabah/ Merhaba dünya/Penceremdeki güvercin, tahta masam boş şişeler, can dostum Çomar merhaba/Tatlı komşu Ayşe teyze, emekli Salih öğretmen/Yeni bir gün doğdu merhaba, dostlar merhaba”

“Yeni Bir Gün” ile sımsıcak bir umut getirir Manço. Onun bütün dünyayı kucaklayan evrensel insan algısını şarkıda görmekteyiz. Sadece insan değil, Manço için bütün canlılar umuttu. Penceresine konan bir güvercin, can dostu Çomar yüreğinin genişliğinde saklı umudun değerleriydi. Şarkıda bütün dünyaya verilen selam ve güvercin, Manço’nun evrensel barış isteğini gösterir

“Bir dilim ekmeği bölüşürüm seninle/Suyu aynı tastan yudumlarım seninle/Eğer kalbin kırıksa dost yüzünden/Bir selam sana gönül dağlarından/Gel sen de katıl bizlere, dolaş bahçemizde gönlünce/Uzat korkma elini bak beş parmağım var benim de”

“Bir Selam Sana” şarkısında ilk göze çarpan Manço’nun insan algısının ne kadar gerçekçi ve samimi olduğudur. Bencillik gibi bir duygunun zerresine sahip olmayan Manço, salt kendini değil herkesi düşünen yüce bir gönle sahiptir. Gönül dağından selam söylemek sadece gerçek bir ozanın, gerçek bir Anadolu âşığının dile getireceği bir söylemdir. Buradan verilen selam da hiç şüphesiz ki umut yüklüdür. Manço’nun gönül dağında umut vardır, onun gönül dağında bir şeyi paylaşmak vardır. Zaten insanlar günümüzde bu kadar bencil oldukları için umut etmek bu kadar zorlaşmadı mı? Bizler bir selamı bile esirgeyen aciz insanlar olduğumuzdan beri gönül dağları inşa edilemez, gönül dağları umut taşıyamaz olmadı mı? Bizler Barışların inşa ettiği umut yüklü gönül dağlarını eritmekten başka ne yaptık?

“Ben yaralı kurt sen kınalı kuzu, biraz cilve aşkın biberi tuzu/Sanki biraz naz ediyorsun ama senin bana gönlün var gibi gibi/Yüzüme karşı git diyorsun ama sanki gözlerin kal der gibi gibi/Yeter çektiğim insaf et gayri senin bana gönlün var gibi gibi”

Sevda başlı başına bir umut konusu… Hele ki bir ozanın sevdası en büyük umut… Barış Manço “Gibi Gibi” şarkısında, sevgiliye karşı bir umutla seslenmiştir. Sevgilinin nazını aşkın cilvesine bağlamıştır. Gözler yalan söylemez derler ya burada da sevgilinin o son bakışları umut ettiren en büyük duyguları barındırır gözlerinde. Onun sevgisinden emin olamasa da “gibi gibi” söylemleri ile umudunu hep diri tutmaya çalışmıştır.

Yaz dostum yoksul görsen besle kaymak bal ile/Yaz dostum garipleri giydir ipek şal ile/Yaz dostum öksüz görsen sar kanadın kolunu/Yaz dostum kimse göçmez bu dünyadan mal ile”

Bir ozan olarak Manço dünya malına önem vermeyen bir insandır. Onun için maddi şeylerin hiçbir zaman kıymeti olmaz. Bu dünyada sadece iyiliğin kalıcı olduğuna inanmıştır bütün ömrünce. Bu dünyadan kimse mal ile göçmez diyen Manço, yoksul ve garip insanların sesi olmuştur. Aslında bizler üstü başı yırtılmış fakir bir insanın fotoğrafına bakıp sadece umut etmiyor muyuz? O zaman umut maddi değerlerin peşini bırakıp bir fakire yardım etmekten başka nedir?

“Dün çoktan döndü buralarda/Ve ben simsiyah bir gecenin koynunda yapayalnız bekliyorum/Duyuyorum, görüyorum bir gün gelecek dönence biliyorum/Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız/Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor/Biliyorum dönence/Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız/Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor/Görüyorum dönence/Çatlamış dudağımda ne bir ses ne bir nefes/Uzaklarda bir yerlerde türküler söyleniyor/Duyuyorum, görüyorum, biliyorum”

“Dönence” şarkısı umudu en keskin hissettiren şarkılarından biri. Manço bir döngünün içine umudu hapsetmiştir. Ve döngünün sonunda da umuda sarılmıştır. Hayat bir döngü ve biz de bu döngüde yaşayan insanlarız. Bir yerlerde kötülük, savaş ve ölüm varsa bir yerlerde de iyilik, barış ve gözlerini hayata açan yeni umutlar vardır. Elbette üzülürüz, inciniriz. Ama bir daha eskisi gibi olmayacak, böyle nasıl yaşarım dediğimiz an gibi kalmıyor çoğu şey. Acının en derinimize saplandığı zamanda çok şükür ki zaman durmuyor, çok şükür ki akıyor. İnsan en yalnızken bile çokluğu, en karanlıkken bile güneşi içinde barındırıyor. Böyle bir güç verilmiş bizlere ki bence bu bir nimettir. İşte bu gücün temelinde umut etmek vardır. İlerisi için umut etmeyen ve bununla mutlu olmayan kaç insan var?

“Bugün bayram/Erkan kalkın çocuklar/Giyelim en güzel giysileri/Elimizde taze kır çiçekleri/Üzmeyelim bugün annemizi”

Çocuk her dilde umut demektir. Bizler, çocukların bir umut temsilcisi olduğunu ise Barış Manço’dan öğrendik. Çocuk onun hayatı için her zaman önemliydi. Öyle ki çocuklar için yaptığı programla bütün çocukları yüce gönlü ile etrafına toplamıştır. Çocuklar için yaptığı “Bugün Bayram” şarkısı umudun en güzel örneği değil midir? Her bayram yepyeni bir başlangıç gibidir bir çocuğa. Ve tabi ki her insana… Her başlangıç da içinde en taze umutları barındırır. Manço en taze umutları her zaman çocuklarda yeşertmek istemiştir. “Çocuk Benim Ülkemdir” diyen şair, Manço için ne kadar da haklıdır. Bilir ki içinde sabır, içinde insanlık ve içinde umut taşıyan her çocuk gelecek neslin bir parçasıdır. Çocuk bir dünya, dünya umudun tarlası ve biz ne ekersek onu biçecek olan insanlar…

Emine GÜNDÜZ

Bunları da sevebilirsiniz

Yorum Yaz