Hârzade

Hârzade
3 (60%) 1 Oy Verildi

 

Yüzüstü düşebilir matemine gecenin,

Hüzünden arta kalan kan kırmızı bir uyku,

Baykuşun ötüşünde ağlamak gibi şimdi,

Yağmurun yüreğinde tutuklu kalan duygu,

Duygulardan eksilmiş kan kırmızı bir uyku…

Ve sen açma gözünü aşktan geçen Harzade,

Bir de görmediğin var gördüğünden azade

 İçimde yavaş yavaş çürüyen bir şehirsin,

Sükûtu hayalimin ak karanfil kokusu,

Yanmak ölümmüş meğer bir serçe kafesinde,

Karda ısınmak gibi efsunlu nefesinde,

Şimdi bütün güllerde ak karanfil kokusu…

Ve sen bülbül kalbini dağ sanırken Harzade,

Aşkın firarındasın gerçeklerden azade

Zehirler içiyorum dudağından zamanın,

Melekler kanadını yüreğimde dağlıyor,

Nabzımdan kan vuruyor yanağıma bu gece,

Dilimden “Kün feyekün”  düşmüyor hece hece,

Bakışın intizarı yüreğimde dağlıyor,

Ve sen derin bir ahın gölgesinde Harzade,

 Huzuru arıyorsun gözlerimden azade

Nar’a, kan düştü yanağımdan bir damla, ötesi hasret, berisi hüzün, gerisi hardı.

Bir lahza dokunsaydı kirpiklerime, alev alacaktı ellerinde aşk…

Ve, Yusuf’un kuyusu kadar derinde titreyecekti kalbi. Karanlık, yaslı,…

Gidiyordu… Yönsüz, umutsuz ve sitemsizce.

Gidiyordu…  Anda ki sonsuzu görmeden, sonsuzdaki bir ana meftun.

Sevda bedeninde kül karası, hasret can yarasıydı.

Bir bilseydi; Her ayrılığın, içinde binlerce kavuşma sakladığını.

Her gidişin kendine varış, her sükûtun çığlık çığlık bir yakarış olduğunu.

İpek kanatlarıyla,  çatladı kalbimde nar. Ateşin sadakası gözyaşım şimdi.

Bütün yaratılanların sahibi Tanrım!

Sustum.

İLTER YEŞİLAY

Bunları da sevebilirsiniz

Yorum Yaz