Bizans Sanatının İlk Türk Uzmanı “Prof. Dr. Semavi EYİCE” OZAN HETTO

İstanbul, Osmanlı ve Bizans sanatı alanlarında büyük emekleri olan ve geçtiğimiz dönemlerde İstanbulun yaşayan efsanesi olarak adlandırlan Prof. Dr. Semavi EYİCE 9 Aralık 1922 tarihinde İstanbul Kadıköy’de dünyaya gelmiştir. İlköğrenimini Kadıköy Saint-Louis ve Saint-Joseph Fransız ‘okullarında tamamladıktan sonra 1943’te Galatasaray Lisesi’nden mezun olmuştur. Galatasaray Lisesinde milli güvenlik dersine gelen hocasının tarihi savaşları ders ödevi olarak verirken İstanbul’un fethi konusunun Semavi EYİCE ye denk gelmesi EYİCE’nin sanat ve tarihle yolunun kesişmesine neden olmuştur. Kendi ifadesiyle Kadıköy’de doğup büyüyen bir çocuk olarak İstanbulu hiç bilmediğini o gün fark etmiştir. Ahmet ismindeki bir arkadaşı ile ellerine aldıkları tarihi İstanbul rehberi eşliğinde başta ödevi yapa bilmek için tarihi surları görmek üzere dolaşmaya başlamışlardır.  İki arkadaş sonraları teker teker İstanbulun tarihi yapılarını gezmeye başlamış, 1918 yangını ile yok olmuş mahallelerin arasıda ayakta kalmayı başarmış camiye çevrilmiş Bizans kiliselerini keşvetmek için çeşitli badireler atlatarak İstanbulu keşfetmeye çalışmışlardır. Galatasaray’dan mezun olup Almanyaya gidinceye kadar bu dolaşmalar başta tarihi yarım ada olmak üzere tüm İstanbul’a yayılmıştır. 1943 yılında liseden mezun olamsının ardından artık keşfetmeye başladığı ve çeşitli yayınlardan, kitaplardan okuduğu Bizans İmparatorlugunu merak etmeye başlamış ve ailesine Bizans Sanatı üzerine okuluna devam etmek istediğini söylemiştir. Herzaman bir Hariciyeci olmasını isteyen babası dahi oğlunun bu kararına karşı çıkmamış ve isteğini yerine getirmiştir. 1943 senesinde dünyanın karışık durumunda gidile bilecek en güvenli ülke olan Almanya’ya Bizans Sanatını öğrenmek için gitmiştir. 2.Dünya Savaşının ağır geçen şartlarında EYİCE eğitim alabilmek için Almanyanın önce kuzey bölümlerini gezmiş daha sonrada savaş nedeni ile sınırları Almanya ile birleşen Avusturya devletinin başkenti Viyana’da karar kılmış ve 1944 yılında Viyana’da Arkeoloji ve Sanat Tarihi eğitimlerine başlamıştır. Almanya ile Türkiye arasında çıkan anlaşmazlık sonucunda 1944 yılında ilişkilerin kesilmesi sonrasında zor zamanlar geçiren EYİCE Alman Eğitim bakanlığı ile temasa geçmiş ve Alman hükümeti de Berlin Üniversitesinde derslerine devam edebilecegi konusuda izin vermiştir. Bu izinin ardında 1944-45 yıllar arasında iki sömestr da Berlin Üniversitesinde okumuştur. Almanyanın savaşı artık kaybetmeye başladığı dönemde yurda döneme zamanının geldiğini anlayan EYİCE uzun zaman bunun için uğraşmış ve en son uzun ve meşakatli bir yolculuk sonucunda yurda dönmeyi başarmıştır. 1945 yılında geri geldiği İstanbul’da İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi bölümüne başlamış ve 1948 yılında bu kürsüden İstanbul Minareleri adlı lisans tezi ile mezun olmuştur. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi bölümüne asistan olarak atanmış ve 1952 ye kadar bu görevini sürdürmüştür. Asistanlığı sırasında Prof. Dr. E.Diez, Prof. Dr. P.Schweinfurth ve Prof. Dr. K.Erdmann’m Almanca, Prof. Dr. A.Gabriel’in Fransızca verdiği ders ve konferansları Türkçe’ye çevirmiştir. 1950-1953yılları arasında Ord. Prof. Dr. Arif Müfid Mansel başkanlığında Side’de yapılan arkeolojik kazılara katılmış ve 1952’de ‘’Side’nin Bizans Dönemine Ait Yapıları’’ adı ile hazırladığı tezle doktor ünvanını almıştır. 1955’te ‘’İstanbul’ daki Son Devir Bizans Mimarisi’’ adlı teziyle de doçent ünvanını almış,1958-1959 yılları arasında ise Humboldt bursu ile Münih Üniversitesi’nde dersler vermiştir. 1964’te ‘’İlk Osmanlı Devrinin Dini-

İçtimai Bir Müessesesi: Zaviyeler’’ başlıklı tezi ile profesörlüğe yükseltilmiş ve bir yıl önce kurulmuş olan Bizans Sanatı Tarihi Kürsüsü’nün başkanlığına getirilmiştir. Başta Anadolu ve Balkanlar olamak üzere çeşitli coğrafyalarda Bizans ve Osmanlı araştırmaları yapmıştır. Semavi EYİCE 1972-1974 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi’nde, 1974’te bir dönem konuk öğretim üyesi olarak Bochum Üniversitesi’nde, 1976’da Paris’te Sorbonne Üniversitesi ve College de France’ta,1983’te yine Paris’te Ecole de Hautes Etu-des’de dersler vermiş, Osmanlı ve Bizans sanatlarını dünayaya tanıtmıştır. Çeşitli aksamalarla 1983 yılına kadar da Türk Tarih Kurumu Üyeliği ile 1958 yılından 1997 yılına kadar aralıklarla iki defa Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Üyeliği yapmıştır. Yüksek Öğretim Kanunu ile 1963 yılında kurulan Bizans Sanatı Tarihi Kürüsünün kaldırılması üzerine İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölüm başkanlığını yürütmüştür. Tüm bu görevlerine ise 1990 yılında emekli olmasına kadar devam etmiştir.   Semavi EYİCE Türkiye’de yetişmiş olan gelmiş geçmiş en önemli hocalar arasında görülmektedir. Bu bağlamda Prof. Dr. Semavi EYİCE’ye TÜBİTAK’ın bir yan kuruluşu olan Türkiye Bilimsel Araştırmalar Kurumu’nun 1997 yılında ilk defa verdiği ödülüne layık görülmüştür. EYİCE sadece Türkiyede değil birçok ülkede tanınması nedeni ile aldığı ödüller sadece Türkiye ile sınırlı değildir. Fransız Hükümeti tarafından Légion d’Honneur Nişanı ile ödüllendirilmiştir. 2009 yılında Atatürk Kültür Merkezi Hizmet ödülü ile 2011 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük ödülleri verilmiştir. İlk yazısının yayınlandığı 1946’dan günümüze kadar Türkçe ve yabancı dillerde olmak üzere 15 kadar kitap, 500’den fazla bilimsel makale ve araştırma yazısı yayınlanan EYİCEnin tüm araştırmları ve yayınlarının isimleri 2009 yılında, Sema DOĞAN ve Yasemin AKÇAOĞLU’nun editörliğünü yaptığı bir kitaba dönüştürülmüştür. Sadece yayınlarının isimleri bir kitap olacak kadar fazla olan Semavi EYİCE Bizans ve Türk İslam Sanatları alanında birçok esere imzasını atmış ve birçok tarihi eserinde günümüze ulaşmasını sağlamıştır. Birçok önemli insanın yetişmesine de vesile olan Semavi EYİCE İstanbulda kiminin Semavi hocası, kiminin Semavi amcası Kiminin ise Semavi dedesi olarak 28 Mayıs 2018 günü Ramazan ayının 13.günü Hakkın Rahmetine kavuşmuştur. Büyük bir devlet töreni ile cenazesi Fatih Caminden kaldırılan Semavi EYİCE Fatih Haziresinde Prof.Dr. Halil İnalcık hocanın yanına defnedilmiştir. Değerli Telmih okurları bu yazımda anlatmaya calıştığım Prof.Dr.Semavi EYİCE yi anlatmak için ömür yetmez, ancak en kısasından sizlere bu büyük deha hakkında bilgiler vermeye çalıştım. Biraz öncede dediğim gibi sadece eserlerinin ismi bir kitap olacak kadar önemli bir kişi, önemli bir hocadır. Allah buyurur ki insan ölünce üç sey dışında amel defteri kapanır. Bunlardan ilki evlattır ki ona dua eder. İkincisi ilime yaptığı katkılardır ki insanlar ondan faydalanır ve üçüncüsü ise Sadaka-i Cariyedir yani hayır işleridir. Semavi EYİCE bilim hayamıza yaptığı büyük katkılarla daha uzun yıllar araştırmacıların yolunu ve zihnini aydınlatmya devam edecektir. Hocalarımızın hocası Prof. Dr. Semavi EYİCE ‘yi rahmet ve özlemle bu vesileyle anmış olalım. Herkesin Türkiyeye, Tarihe ve Kültüre en az bukadar hizmet etmesi dileğiyle.

Yorum Yaz