ASİL BİR HİKAYE ” BÜŞRA” SERKAN KARAKAYA

Bugün hikayemin başladığı gün. Yaşanan acılardan ders aldığımızı umuyo-
rum.
Elazığ’da depremden birkaç gün sonra şahit olduğum bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Telmih Dergisi gönüllüleri ile beraber çadır çadır gezmeden bir gün önce elimizde olan malzemelerden bölgenin acil ihtiyacı olanları ağırlıklı olarak eğitim ihtiyaçlarını karşılamaya , yanı sıra giyim, oyuncak, az da olsa gıda tedarik etmeye karar verdik.
Telmih gönüllüleri önce sahada ihtiyaç araştırması yaparken depremzede hemşehrilerimize evlerinde annelerinin, ablalarının elleriyle yaptığı mis kokulu börekleri, kurabiyeleri ikram ediyorlardı.
Benim de yardıma katıldığım gün Elazığ’ın Salıbaba Mahallesi’ndeki çadırlarda mont ve ayakkabı dağıtımı yapılıyordu… Onlarca çocuk ve yetişkine bu yardımlar teslim ediliyordu. Bu yardımların içlerinde bir bot güzelliği ile dikkat çekiyordu. Su yeşili rengiyle harika görünüyordu. Bir kızımıza verdim, ayağına giydi. Beş dakika sonra gelip ayakkabıyı geri verdi. Neden almıyorsun, diye sorduğumda, ” Ben, bu renk bot giymem, önceden de giymezdim, şimdi de giymeyeceğim. Giyersem başka birinin hakkına girmiş olurum. Lütfen başka birine verin, diyince ben ısrar ederek,” Ayakkabın yırtık, al bunu giy, markası, modeli, rengi güzel… ” dedim. Kız çocuğu yine, ” Hayır, ben kimsenin nasibini alamam.” dedi. Adını sordum, “Büşra …”dedi…” Peki, öyle olsun Büşra… ” dedim. “… sen bilirsin ! “Hem Telmih Dergisi’nin yüreği sevgi dolu kahraman üyelerine beni de aralarına aldıkları için hem de küçüğü ile büyüğü ile gözü gönlü tok asil hemşehrilerime

Yorum Yaz